Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “rasyonel bir zemine döneceğiz” vurgusuyla görevi devraldığı 8 Haziran 2023 tarihinden bu yana, uygulanan dezenflasyon programı üçüncü yılını doldurdu. Ancak, hükümetin enflasyonu kontrol altına aldığına dair yaptığı açıklamalar, halkın yaşam standartlarının giderek ağırlaşmasıyla çelişiyor.
Şimşek’in görevi devraldığı zaman yıllık enflasyon oranı yüzde 40 iken, üç yıl sonunda bu seviye ancak yüzde 33’e düşürülebilmiş durumda. Bununla birlikte, bu süre zarfında birikimli enflasyon resmi verilere göre bile tam yüzde 215 olarak kaydedildi. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, bu durumu ele aldığı yazısında, haziran 2023’te başlatılan dezenflasyon programının sonuçlarını irdeledi. Aktaş, Şimşek’in, “Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeneği kalmamıştır” sözlerinin üzerinden tam üç yıl geçtiğine dikkat çekti.
Uygulanan sıkı para politikalarına rağmen yıllık enflasyonun hedeflenen düşüşü gösteremediğini belirten Aktaş, kağıt üzerindeki bu yüzde 7’lik iyileşmenin gerçekte sadece yüzde 17,5’lik bir düşüşe tekabül ettiğini vurguladı. Ancak halkın günlük hayatta hissettiği fiyat artışları çok daha fazla olduğunu ifade etti.
Resmi verilere dayanarak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan üç yıllık birikimli enflasyonun toplamda yüzde 215 olduğunu belirten Aktaş, bu rakamın gerçekteki pahalılığı yansıtmadığını, çünkü gerçek yaşamda hissedilen fiyat artışlarının daha da yüksek olduğunu sözlerine ekledi.
Şimşek’in görev süresinin ilk yılında (Haziran 2023 – Mayıs 2024) tüketici enflasyonu yüzde 75,45 olarak kaydedildi. İkinci yılda bu oran yüzde 35,41’e geriledi. Son olarak, 2024 yılı Mayıs ayı itibarıyla tamamlanan on iki aylık dönemde enflasyon oranı yüzde 32,61 seviyesine sabitlendi. Bu süreçte, başlangıçta 100 birim olan fiyatlar, 315 birime çıktı.
Sonuç olarak, halkın satın alma gücü büyük ölçüde azaldı ve enflasyon düşecek vaadiyle başlayan bu süreç, derin bir geçim krizine dönüşerek halkı zor bir duruma soktu.